23 Şubat 2015 Pazartesi

Ersağ'ın sağlığımız ve deterjanlara bakışı




SAĞLIĞIMIZ VE DETERJANLAR


Bize dayatılan Yaşam Tarzında olmazsa olmazların arasına sokulan Deterjanlar nedir? Çevre ve insan sağlığına getirdiği riskler nelerdir? Bu riskleri enaza indirmek için neler yapılabilir?

Çamaşırda, bulaşıkta, vücut ve çevre temizliğinde yaygın olarak kullanılan bu kimyasallar üzerinde, uzun uzun düşünmek zorunda olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz.
Prof.Dr.İsmet Dökmeci’nin bu konuda yazmış olduğu bir makalede söyledikleri çok


 önemli:
“İnsan ve diğer canlıların yaşam ortamı olan su, hava ve toprağın endüstriyel teknolojinin gelişmesine paralel olarak çeşitli sentetik maddeler ve diğer toksik atıklarla hızla kirlenmeye yüz tutması daha şimdiden Dünyanın bir çok yöresini yaşanmaz duruma getirmiştir. Çevreyi koruyucu önlemler almadan gelişi güzel sanayileşen ülkelerde denetimsizlik, düzensiz kentleşme, hızla artan nüfus ya da toplumun eğitimsizliğinden kaynaklanan sorumsuzluk sonucu, sağlıklı yaşamamız için vazgeçilmez bir gereksinim olan doğanın kirlenmesi alabildiğince artmaktadır. Ne gariptir ki insanlar kendilerinin meydana getirdikleri bu manzara karşısında panik içinde çare arayışına girişmekte ve sonuçta faturasını ağır biçimde kendisine ve nesillerine ödetmektedir.” dedikten sonra

“Son dönemlerde kamuoyunda deterjanların doğaya, dolayısıyla insan sağlığına olan zararları merak ve endişeyle tartışılmaktadır. İhmaller ve sorumsuzluklar sonucu ortaya çıktığına inandığımız çevre kirlenmesi sorunu bugünün insanlarının gelecek nesillerine bırakacağı kötü bir mirastır.” İfadesi ile konunun nesiller boyu önemini vurgulamaktadır.

Deterjanın günlük hayatımıza girişi ile ilgili olarak da:

“Bu asrın başında sabun elde edilmesinde kullanılan yağların kıt bulunması, temizleyici başka maddelerin bulunması için çalışmaların başlamasına neden oldu. Ham petrolden sentetik yolla elde edilen deterjan üretilmesine başlandı. Özellikle II. Dünya Harbi sırasında Avrupa ve Amerika'da yaygın olarak kullanılan sentetik temizleyiciler bulaşıcı hastalıkalrın yayılmasının önlenmesinde ve temizlik işlerinde büyük kolaylıklar sağlamıştır. Ancak bu maddelerin rastgele üretilmesi ve çevreye yayılmasıyla 1960'lı yıllarda A.B.D gibi bazı batı ülkelerinde deterjanların doğa kirlenmesinde önemli rol oynadığı belirlenmiş ve bu konuda bir dizi önlemler alma zorunluluğu ortaya çıkmıştır.” ve

“Deterjanlara temizleyici özellik veren yapısındaki yüzey-aktif maddelerdir. Üreticiler çoğunlukla deterjanlar içinde pahalı olan bu maddeleri düşük oranda (%10-30) kullanmakta, onun yerine ucuz olan bentonit, kaolin, değişik tuzlar, asitler ve silikatlar gibi temizleyici özellikleri olan suda az eriyen inorganik maddeler karıştırmaktadırlar. Bir deterjanın yapısındaki biyolojik bozulmaya (biyodegredasyon) uğratmayan maddelerin oranı onun çevre kirlenmesi ve sağlığa olan zararlarının göstergesidir. Bu maddelerin su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsularla göl ve denizlere ulaşması buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanların sağlığını tehdit etmektedir. Son 25 yıl içerisinde birçok ülke deterjan üretiminde biyodegredasyonu hızlı yüzey-aktif maddeler ve katkı maddeleri kullanmaktadırlar. Yüzey-aktif maddesi Lineer alkil benzen (LAB) ve benzeri yapıda olan deterjanlar su ve toprakta daha hızlı biyodegredasyona uğradığından deterjan üretiminde öncelikle tercih edilmektedir. Örneğin A.B.D, 1963 yılından bu yana LAB dışında yüzey-aktif maddenin deterjanlara katılmasına izin vermemektedir.” Açıklamasını yapmaktadır.

Ülkemizde üretilen deterjanlara yakın zamana kadar katılan dedosil benzen (DDB) yüzey-aktif maddesi kimyasal yapısında sağlam halkalı gruplar içerdiğinden su ve toprakta bakteri ve enzimlerin etkisiyle oldukça güç çözünmekte dolayısıyla doğada giderek birikmekte idi. Bu tehlikeli gidişi durdurmak için DDB yasaklanmış ve onun yerine LAB kullanılmaya başlanmıştır.


Deterjan içerisinde bulunan yüzey-aktif madde dışında önemli oranda (%70-90) bulunan temizleyici, beyazlatıcı, yumuşatıcı, köpürtücü, parlaklık verici ya da antiseptik özellik veren katlı maddelerinin çoğu da yüzey-aktif madde gibi insan organizmasına gıdalardan ve diğer yollardan girdiklerinde dokularda iritasyon sonucu olumsuz etkilere neden olabilmektedirler. Bir çok kanser türünün ise dokuların sürekli iritasyonu sonucu oluşabildiği literatürlerde bildirilmektedir. Ayrıca akciğer tahribatı, akciğer iltihabı, alerjik reaksiyonlar, santral sinir sisitemi, kalp, böbrek ve kan damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi önemli rahatsızlıkların kaynağı üretimde kullanılan katkı maddeleri ve dolayısı ile deterjanlar olabilmektedir.

Deterjanın kullanım yerleri ile temas sonucu vücudumuza giren miktarı, yapacağı zarar yönünden önemlidir. A.B.D'de bir günde insan vücuduna giren deterjan yüzey-aktif maddesinin ençok 0.3-3 mg arasında olduğu belirtilmesine karşın ülkemizde bazı yörelerde yapılan çalışmalar içme sularında dahi çok yüksek miktarlarda deterjan bulunduğunu ortaya koymuştur.

Her ne kadar vücudumuza giren günlük deterjan miktarı bilinmese de, bunun çok yüksek düzeyde olması güçlü bir olasılıktır. Bu nedenle biyodegredasyonu en hızlı olan deterjan kullanılmasının özellikle ülkemizde önemi büyüktür.

Sonuç olarak medeniyet gereği olan temizlik işlerimizde kullandığımız deterjanların vazgeçilmez yararlarının yanında çevre kirlenmesi ve özellikle sağlığımız açısından zararlarından korunabilmek için üretimlerinin kontrol altında tutulması zorunludur. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlığa ve çevre kirlenmesine en az zararlı bileşimlerin saptanıp bu standardın dışında deterjan üretimine izin verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca üretici firmaların deterjan kullanımını özendirmek için giriştikleri reklam kampanyalarının abartılı ve gerçeği yansıtmaması da tüketicinin kafasında ‘madem süper ötesi temizlik sağlıyor, madem tüm zorlu kiri pası çıkarabilmekte o zaman neden her ay reklamlarda formülü yenilenir ya da geliştirilir olarak gösterilmeye çalışılmaktadır?’ Sorusunu tekrar ettirmektedir. Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın bize gönderdiği bir makalesinde de:
“Sentetik temizlik ürünlerinin başlıcaları, Çamaşır ve Bulaşık deterjanları, Sıvı sabunlar ve Şampuanlardır. Sıvı sabunlar, bulaşık deterjanları ile şampuan ham maddelerinin orantıları değiştirilmiş halidir. Sabunun sıvılaştırılmışı değildir.

Bu temizlik mamullerinin içerisindeki kimyasallar insan vücudunda karbon yapımızı kırarak veya oksijeni tüketerek tamiri imkânsız hastalıklara yol açarlar. Sentetik temizlik ürünleri vücuduma dokunmasın gitsinler istiyorsanız yapılacak bir şey vardır:

1-Çamaşır makinesinde: Çamaşırlarınızı 8.000 kg ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir.
2-Bulaşık makinesinde: Bulaşıklarınızı 6.000 kg (6 ton) su ile durulamanız gerekir.
3-Banyoda: Şampuan veya body jel kullanmışsanız 2.000 kg (2 ton veya 250 orta boy kova dolusu) su ile durulamanız gerekir

Küçük çocuğu olup ta boğaz enfeksiyonu geçirmeden, bademcik hastalığı geçirmeden büyütebilen anne var mı? İnanın bu işin baş müsebbibi bulaşık deterjanlarıdır.

Bu mamulleri kullandığınız zaman bir diğer tesir ve etkisi ise çevre kirliliğidir. Bunların içerisindeki kimyasalların başlıca özellikleri bulundukları yerde oksijeni tüketmeleridir. Oksijensiz bir yerde ise hayat olmaz.


Kaynaklar:

1. Çevre ve Deterjan.Prof.Dr.İsmet Dökmeci
2. Su-Sabun-Deterjan.İsmail Erbay
3. http://www.sixwise.com/newsletters/05/07/06/the_toxic_dangers_of_typical_laundry_detergent.htm
4. http://www.soaringspiritwithtears.com/environment/soaps_detergents.html
 

22 Şubat 2015 Pazar

Ersağ Argan Yağlı Nemlendiricili Losyon

Ersağ Argan Yağlı Nemlendiricili Losyon

Özelliği : 

Ersağ argan yağlı nemlendirici losyon 15 SPF, özel formülüyle cildi nemlendirmeye, daha canlı ve kusursuz görünmesine yardımcı olur. 15 koruma faktörü ile güneşe çıkmadan önce kullanılması gereken bir üründür. Kullanımı oldukça pratik olan Ersağ argan yağlı nemlendirici losyonu SPF 15 yağsız ve yapışmayan yapısıyla yüzünüze kolayca sürülür, beyaz kalıntı bırakmaz.

Kullanımı :

Günlük kullanım için sabahları temiz cilde eşit oranda uygulayınız. Ersağ argan yağlı nemlendirici losyonu SPF 15-15 faktörlü yüz güneş kremi ni güneşe çıkmadan önce ve güneşlenme esnasında tekrar tekrar uygulayınız. Bebeklerin ve çocukların direk güneşe maruz kalmasını engelleyiniz.

Ersağ argan yağlı nemlendirici losyonu SPF 15 kullanırken bile güneş ışınlarının en etkili olduğu saatlerde dikkatli olunbuz. Sadece haricen kullanım içindir, gözle temesından kaçınınız, çocuklara ebeveyn kontrolünde kullanınız. Etkin koruma sağlamak için için özellikle yüzdükten, terledikten, kurulandıktan veya uzun süre güneşlendikten sonra düzenli olarak kremi tekrar sürünüz.


Ürünlerimiz Network Marketing sistemi ile satılmaktadır.Ersağa ücretsiz üye olabilmek ve 
ürünleri indirimli alabilmek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.(Üye olabilmek için 18 yaş ve üstü olmak gerekir.)

Ersağ Üyelik linki:
http://goo.gl/6IOsMV


ERSAĞ TERMAL ÇAMUR VE ARGAN YAĞLI NEMLENDİRİCİ LOSYON



TERMAL ÇAMUR VE ARGAN YAĞLI NEMLENDİRİCİ 

LOSYON

Çeşitli sebeplerle özellikle yüz bölgemizde oluşan siyah noktalar hemen hemen hepimizin ortak sorunu. Bu siyah noktalardan yüzümüze zarar vermeden kurtulmak ise oldukça güç.
 

Bir çoğumuz bu siyah noktaları sıkarak yüzümüzde daha kötü bir görüntü oluşturuyoruz. Ersağ olarak sizlere siyah noktalar için Termal Çamur maske önerisi sunacağız. Bu maskeyi evde kolayca yapabileceksiniz. 

Özellikleri:%100 doğal Ersağ Termal (peloid)çamur içerdiği yüksek miktarda faydalı mineraller sayesinde cilt bakımınızı yapmaya , siyah noktaların akne ve sivilcelerin giderilmesine yardımcı olur. Cildinizin doğal ve sağlıklı görünmesine yardımcı olur. %100 doğal olan Ersağ termal (peloid) çamur kil içermez, termal çamur olarak bilinen binlerce metre yer altından doğal olarak gelen termal suyun içindeki faydalı vitamin ve mineral zengini bir topraktır. Ersağ Termal doğal çamuru kaynak çıkış sıcaklığı 90 C dir.Kullanımı kolay ve son derece faydalıdır.Sadece yüzde değil vücudun her bölgesinde rahatça kullanabilirsiniz.

ÜRÜN TIBBİ TANIMLAMASI: Banyo ve lokal uygulamalar şeklinde dejeneratif romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde, kronik bel ağrısı,miyozit,tendinit,travma,fibramiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir.İLAÇ DEĞİLDİR.

Kullanım şekli:Yüz için maske uygulamasına başlamadan önce yüzünüzü su ile temizleyiniz ve hafif nemli bırakınız.Maskeyi göz ve dudak çevresi açıkta kalacak şekilde parmak ucuyla dairesel masaj hareketleri yaparak yaklaşık 1 mm kalınlığında uygulayınız.Çamurun doğal kurumasını bekleyiniz.Maskeyi ılık su ile temizleyiniz.İşlem sonunda nemlendirici krem kullanılması önerilir.

Ürünlerimiz Network Marketing sistemi ile satılmaktadır.Ersağa ücretsiz üye olabilmek ve 
ürünleri indirimli alabilmek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.(Üye olabilmek için 18 yaş ve üstü olmak gerekir.)

Ersağ Üyelik linki:
http://goo.gl/6IOsMV

Ersağ Kimdir?





Denizli Ticaret Odasına Kayıtlı %100 yerli bir firmadır.

Ürünlerinin üretimini ve AR-GE çalışmasını kendi bünyesinde yapar.

Türkiye'de ilk Fosfatsız temizlik ürünlerini üreten firmadır.

Ürettiği ürünlerin tamamına Fosfat analizi yaptıran bir firmadır.

Ürünlerinin satışını Network Marketing sistemi ile yapan 
en çok kazandıran ender Firmalardan birisidir.


Ürünlerimiz


Ürünlerimiz içerisinde paraben bulunmamaktadır.
Hayvanlar üzerinde deneyler yapılmaz.
Ürünlerin dermotolojik testleri vardır.
Ürünlerin mikrobiyolojik testleri vardır.
Temizlik ürünlerinde sttp(fosfat) bulunmamaktadır.

Belgelerimiz


Ersağ üyelik linki;